7 Ekim 2015 Çarşamba

Karmaşıkımsal


Saat 21:46
Hüzünlü bir şarkı dağlarken yüreğimi, kalemime sükût yeleğini giydiremiyor ve yine yazıyorum.
Bilinen ve bilinmeyen acılar toplaşırken yüreğime, ben sessiz sessiz gözyaşı döküyorum.
Karanlık gökte en ihtişamlı haliyle parıldarken yıldızlar, ben onlar gibi kayıp gitmeyi diliyorum.
Saat 22:28
“Sevgili kendim;
Sen kendinden vazgeçersen, herkes senden vazgeçer.” diyerek dirilmeye çalışıyorum.
Biliyorum, sancılarım azalmayacak aksine katlanarak artacak.
Fakat bir gün;
‘Sümeyye’ olmayı başaracağım.
Bir gün..





23 Ağustos 2015 Pazar

Geceye Yanık Bir Yürek Ateşleyelim!

 ‘Gecenin en siyahında, umudun bittiği yerde’ biz iç dünyamıza doğru yolculuk yapıyoruz. Ve sevdiklerimiz başucumuzda, sevip de kavuşamadıklarımız bir telefon kadar uzağımızdayken bizler düşüncelere dalmış bir şekilde kendimizle hesaplaşıyoruz.
 Yavaş yavaş büyüyor, bunun sancısını çekiyoruz. Büyüdükçe dertlerimiz artıyor, dertleştiklerimiz azalıyor. Yükümüzü kendi başımıza taşımayı öğreniyor, sevdiklerimize sorumluluk yüklememeye gayret ediyoruz. Evet aslında bir yanımız sahip çıkılma duygusuyla yanıp tutuşuyor. Fakat kendimizi frenliyoruz. İnsanlardan bir şeyler beklememeyi öğrenmiş bir şekilde boğazımızdaki düğümü açmaya çabalıyoruz. Ve kendimizi bir kenara bırakıp hayatın kucaklamadıklarını sarıp sarmalamak, göğsümüze bastırmak üzere kollarımızı kocaman açmış; bekliyoruz.